|
GaSpiRaLi
|
 |
« : 22 Mart 2009, 06:22:13 » |
|
Halk Şiirinde Uyak Kafiye sözcüğünün sözlük anlamı, ‘’sonda olan, arkadan gelen‘’dir. Uyak başlangıçta ‘’manzum bir hikmet ya da hicivli bir söz’’ karşılığı idi. Anlam değişikliğine uğrayarak beyit, şiir karşılığı kullanır olmuş, sonunda bugünkü anlamı kazanmış. Halk şairleri, ta eski çağalardan beri, uyak konusunda hafif bir ses benzerliğiyle yetinmişlerdir. Fuat Köprülü, halk şiirinde uyak düzeni için şöyle demektedir: ‘’ İlk şiirlerimizin tabi olduğu kafiye kaideleri, tabiyatıyle basit ve iptidai bir mahiyettedir ve onlara bugünkü manasıyle kefiye adını vermektense yarım kafiye (assonance) demek şüphesiz daha doğrudur”. Halk şiirinde kafiye karşılığı ayak terimi kullanılır.
Tarih boyunca Türk şiirinde üç türlü kafiye görülür: Yalnız dize başında, dize başında ve sonunda, yalnız dize sonunda. Eski Türk şiirinde uyak, dizenin başındadır.10 Bazan da dize sonunda raslanmaktadır. Prof. Reşit Rahmeti Arat, uyağın baştan sona kayışını vurgu ile ilgili görmektedir. Türkçe’ de esas vurgu kelimenin sonundadır, ikinci derece vurgu ise kelimenin başındadır. Eski Tür şiirlerinde asıl ahengin temininde esas olarak kafiye mısraın başında buluduğuna göre, bu ilk hecenin, bugünküden farklı olarak, vurgulu olması veya öyle telafüz edilmesi icap eder.
Halk şiirinde kafiyenin yanı sıra redif de önemli rol oynar. Redif de eski Türk şiirinin özeliklerinden biri. Sazşairlerin eserleride redif, çeşitli biçimlerde görülür. Genelikle dizenin sonunda; kimi zaman da, başa doğru kayar ve dize başındaki sözcükleri kapsar.
|